StarkMediationHerkes için arabuluculuk
Stark uygulaması
Menü

ANLAŞMAYA GİDEN YOL · BÖLÜM 22

Süreler, Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Hukuki içerik son kontrolü8 Ağustos 2026

Arabuluculukta en tehlikeli cümlelerden biri şudur:

“Dosya arabulucuda, süre işlemez.”

Bu cümle her durum için doğru değildir. Hangi sürenin, hangi tarihte, hangi işlemle durduğu veya hesaba katılmadığı belirlenmelidir. Arabulucunun dosyayı sonuçlandırma süresi ile tarafın dava açma süresi de aynı değildir.

Süreler konusunda tahmin yapılmaz. Başlangıç belgesi, başvuru tarihi, görevlendirme tarihi, son tutanak tarihi ve özel kanun birlikte incelenir.

Önce dört farklı süreyi ayırın

Süre türüKimi ilgilendirir?Örnek
Başvuru süresiHakkını ileri sürecek tarafıİşe iade için fesih bildiriminden sonra arabulucuya başvuru
Arabulucunun sonuçlandırma süresiArabuluculuk dosyasınıGenel dava şartı dosyalarda üç hafta ve zorunlu hâlde bir hafta uzatma
Zamanaşımı veya hak düşürücü süreTalebin ileri sürülmesiniAlacak veya dava hakkına ilişkin özel süre
Son tutanaktan sonraki dava süresiDavayı açacak tarafıİşe iade uyuşmazlığında iki haftalık özel dava süresi

Bir sürenin sona ermesi diğer sürenin de sona erdiği anlamına gelmez. Arabulucunun dosyayı dört hafta içinde kapatması, tarafın her uyuşmazlıkta son tutanaktan sonra dört haftası olduğu anlamına gelmez.

Zamanaşımı nedir?

Zamanaşımı, bir hakkın belirli süre içinde ileri sürülmemesine bağlanan hukuki sonuçtur. Basit anlatımla borcun kendiliğinden yok olması değildir. Borçlu, koşulları varsa zamanaşımı savunmasında bulunabilir.

Zamanaşımının:

  • ne zaman başladığı,
  • hangi sürenin uygulandığı,
  • durup durmadığı,
  • kesilip yeniden başlayıp başlamadığı,
  • borçlu tarafından ileri sürülmesinin gerekip gerekmediği

uygulanacak özel kurala göre belirlenir.

“Bütün alacaklar on yılda zamanaşımına uğrar” doğru değildir. İşçilik alacakları, kira, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme, ticari ilişkiler ve sigorta talepleri farklı sürelere tabi olabilir. Geçiş hükümleri de sonucu değiştirebilir.

Hak düşürücü süre nedir?

Hak düşürücü sürenin geçirilmesi, hakkın kullanılmasını daha ağır biçimde etkileyebilir. Mahkeme hak düşürücü süreyi çoğu durumda kendiliğinden dikkate alabilir.

Zamanaşımı ile hak düşürücü süre aynı değildir:

KonuZamanaşımıHak düşürücü süre
Genel etkiTalebin ileri sürülmesine karşı savunma sağlarHakkın kullanılmasını sona erdirebilir
Mahkemenin dikkate almasıKural olarak tarafça ileri sürülürKural olarak kendiliğinden dikkate alınabilir
Durma veya kesilmeKanundaki sebeplerle mümkün olabilirYalnızca kanunun izin verdiği ölçüde etkilenir

Bu tablo genel bir ayrımdır. Somut sürenin niteliği kanundan ve yerleşik uygulamadan kontrol edilmelidir.

Dava şartı arabuluculukta sürelere etki

6325 sayılı Kanun’un 18/A maddesine göre arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede:

  • zamanaşımı durur,
  • hak düşürücü süre işlemez.

Bu koruma, dava şartı arabuluculuk bakımından başvuru ile son tutanak arasındaki döneme ilişkindir. Başvurudan önce dolmuş bir süreyi geriye dönük olarak canlandırmaz.

Son tutanak düzenlendikten sonra “süre sıfırdan başlar” şeklinde genel bir sonuç da çıkarılamaz. Zamanaşımında kalan süre, hak düşürücü sürenin özel yapısı ve varsa ayrı dava açma süresi hesaplanmalıdır.

İhtiyari arabuluculukta sürelere etki

İhtiyari arabuluculukta kanuni başlangıç anı, yalnızca taraflardan birinin telefon açtığı veya e-posta gönderdiği an değildir.

Dava açılmadan önce ihtiyari arabuluculukta süreç; tarafların ilk toplantıya davet edilmesi, taraflar ile arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşılması ve bunun tutanakla belgelenmesiyle başlar.

Dava açıldıktan sonra başvurulmuşsa süreç; mahkemenin davetinin taraflarca kabulü veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaştıklarını mahkemeye yazılı bildirmesi ya da bu beyanın duruşma tutanağına geçirilmesiyle başlar.

Bu başlangıçtan sona ermeye kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz.

Bu nedenle yalnızca arabulucu aramak, teklif göndermek veya tek taraflı başvuru formu doldurmak her durumda süre korumasını başlatmış sayılmaz.

“Durur”, “işlemez” ve “hesapta dikkate alınmaz”

Mevzuat farklı süreçler için farklı ifadeler kullanır. Bu ifadeleri günlük dilde aynı kabul etmek hata yaratabilir.

  • Zamanaşımı durur: Dava şartı arabuluculukta başvuru ile son tutanak arasında süre ilerlemez; kalan süre sonrasında devam eder.
  • Hak düşürücü süre işlemez: Korunan dönem hak düşürücü sürenin ilerlemesine eklenmez.
  • Hesapta dikkate alınmaz: İhtiyari süreçte kanuni başlangıç ile bitiş arasındaki dönem süre hesabının dışında tutulur.

Somut hesapta başlangıç gününün, bitiş gününün ve kalan günlerin nasıl belirleneceği ayrıca incelenmelidir. Bu kitapta verilecek örnekler hukuki süre hesaplama hizmeti değildir.

Arabulucunun dosyayı sonuçlandırma süresi

Genel dava şartı düzenine göre arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren dosyayı üç hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Bu yapı uygulamada “3+1 hafta” diye anılır.

Ticari uyuşmazlıklardaki özel hükme göre arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatabilir. Bu yapı “6+2 hafta” diye anılır.

Dosya türüNormal sonuçlandırmaZorunlu hâlde azami uzatma
Genel dava şartı düzeni3 hafta1 hafta
Ticari dava şartı düzeni6 hafta2 hafta

İş uyuşmazlıklarında 7036 sayılı Kanun da 3+1 haftalık düzen içerir. Tüketici ve diğer özel alanlarda ilgili kanun ayrıca kontrol edilmelidir.

Bu süreler tarafın “bekleyip düşünme hakkı” değildir. Arabulucunun görevlendirilmesiyle başlayan dosya yönetim süreleridir. Tarafların toplantıyı ertelemesi, kanuni üst sınırı kendiliğinden uzatmaz.

Süre dolarsa ne olur?

Kanuni sonuçlandırma süresi dolduğunda arabulucu dosyayı belirsiz süre açık tutamaz. Dava şartı süreçte kanuni süre içinde anlaşmaya varılamazsa son tutanak düzenlenir ve sonuç büroya bildirilir.

Sürenin dolması tarafların artık hiçbir zaman görüşemeyeceği anlamına gelmez. Koşulları varsa ihtiyari arabuluculuk veya doğrudan müzakere daha sonra yapılabilir. Ancak dava şartı dosyanın resmî sonucu ile sonraki görüşme birbirine karıştırılmamalıdır.

Taraflar, “görüşmeler sürüyor” diyerek dava açma veya kanun yolu sürelerini kontrolsüz biçimde bekletmemelidir.

İşe iade: kısa sürelerin en önemli örneği

4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesine göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, feshin geçersiz olduğunu ileri sürüyorsa fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmalıdır.

Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme de götürülebilir.

Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açıldığı için dava usulden reddedilirse, kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurma imkânı öngörülmüştür.

Bu özel düzenleme birkaç önemli ders verir:

  • Arabulucuya başvuru için ayrı süre olabilir.
  • Son tutanaktan sonra yeni ve kısa bir dava süresi olabilir.
  • Dava şartı eksikliğinin giderilmesine ilişkin özel istisna bulunabilir.
  • “Genel zamanaşımı daha dolmadı” düşüncesi hak düşürücü özel süreyi kurtarmayabilir.

İşe iade dışındaki işçilik alacaklarının süreleri aynı değildir.

Son tutanak tarihi neden kritik?

Son tutanak, arabuluculuk sürecinin bitişini belgeler. Dava şartı süreçte zamanaşımının yeniden ilerlemesi ve hak düşürücü sürenin işlemeye devam etmesi bakımından bu tarih önemlidir. Bazı özel kanunlar dava süresini doğrudan son tutanak tarihine bağlar.

Taraf şu bilgileri dosyasında birlikte saklamalıdır:

  • Başvuru belgesi ve başvuru tarihi
  • Arabulucunun görevlendirilme tarihi
  • İlk toplantı veya süreç başlangıç tutanağı
  • Uzatma kararı varsa tarihi ve nedeni
  • Son tutanak ve düzenlenme tarihi
  • Tutanağın tarafa bildirildiği veya verildiği tarih

Her sürenin aynı tarihten başlamadığı unutulmamalıdır.

Hafta, ay ve gün hesabı

“Bir ay” her zaman otuz gün değildir. “İki hafta” ile “on dört iş günü” aynı şey değildir. Kanun “iş günü” demiyorsa kendiliğinden yalnızca çalışma günleri sayılmaz.

Sürenin:

  • gün, hafta veya ay olarak mı belirlendiği,
  • tebliğ, öğrenme, başvuru veya tutanak tarihinden mi başladığı,
  • başlangıç gününün hesaba katılıp katılmadığı,
  • son günün resmî tatile gelmesinin sonucu,
  • elektronik başvuruda gün sonu kuralı

uygulanacak usul ve özel kanuna göre kontrol edilmelidir.

Saat 23.59’da elektronik işlem yapılabileceği varsayımı da güvenli değildir. Sistem kesintisi, ödeme gerekliliği veya başvuru kanalının çalışma düzeni olabilir. Son güne bırakmak hak yönetimi değildir.

Yetkisiz büroya başvuru ve süre

Dava şartı arabuluculukta karşı taraf büro yetkisine en geç ilk toplantıda itiraz edebilir. Mahkeme itirazı kabul ederse karar taraflara tebliğ edilir. Kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili arabuluculuk bürosuna başvurulabilir. Bu durumda yetkisiz büroya ilk başvuru tarihi, yetkili büroya başvuru tarihi olarak kabul edilir.

Bu korumadan yararlanmak için bir haftalık yeni başvuru süresi kaçırılmamalıdır. Dosyanın kendiliğinden her durumda yetkili büroda devam edeceği varsayılmamalıdır.

Dava açıldıktan sonra arabuluculuk süresi

Dava devam ederken taraflar birlikte arabulucuya başvuracaklarını bildirirse yargılama üç ayı geçmemek üzere ertelenir. Tarafların birlikte başvurusu üzerine bu süre üç aya kadar daha uzatılabilir.

Bu, arabulucunun dava şartı dosyayı sonuçlandırma süresinden farklıdır. Mahkemenin erteleme süresi ile arabuluculuk faaliyetinin kendi zaman planı ayrı takip edilmelidir.

Kurgusal süre örneği

Bu örnek tamamen kurgusaldır ve hukuki süre hesabı değildir. Gerçek dosyada resmî kayıtlar ve özel kanun incelenmelidir.

Bir tarafın alacağı için kalan zamanaşımı süresinin yirmi gün olduğu varsayılsın. Dava şartı arabuluculuk bürosuna bugün başvuruluyor ve son tutanak on sekiz gün sonra düzenleniyor.

Yanlış yaklaşım, “Arabuluculuk on sekiz gün sürdü; geriye iki gün kaldı” demektir. Dava şartı süreçte başvuru ile son tutanak arasında zamanaşımı durduğu için aradaki on sekiz gün zamanaşımını tüketmez. Ancak son tutanaktan sonra kalan sürenin nasıl ve hangi günden itibaren ilerlediği takvim ve özel hukuk kuralıyla hesaplanmalıdır.

Bu örnek, sürenin durmasının önemini gösterir; her dosyada yirmi gün kaldığını veya hesabın aynı yapılacağını göstermez.

Sık yapılan hatalar

Arabulucuya telefon açınca bütün sürelerin durduğunu sanmak

İhtiyari arabuluculukta kanuni süreç başlangıcı için daha fazlası gerekir.

Son tutanaktan sonra sürenin baştan başladığını düşünmek

Çoğu durumda kalan süre veya özel dava süresi hesaplanır.

Arabulucunun dosya süresi ile dava açma süresini karıştırmak

3+1 veya 6+2 haftalık süreler, her taraf için genel dava açma süresi değildir.

Bir ayı otuz gün saymak

Ay olarak belirlenen sürenin hesabı takvim kuralına göre yapılır.

İşe iade talebini genel işçilik alacağı gibi görmek

Bir aylık başvuru ve iki haftalık dava süreleri özeldir ve kısadır.

Son günü beklemek

Belge, sistem, ödeme veya yetki sorunu telafi edilemeyebilir.

Süre kontrol listesi

  • Talebimin hukuki türünü belirledim.
  • Uygulanan sürenin zamanaşımı mı, hak düşürücü süre mi olduğunu kontrol ettim.
  • Başlangıç olayını ve tarihini belgeledim.
  • Dava şartı mı, ihtiyari süreç mi olduğunu ayırdım.
  • Arabuluculuk başvuru tarihini sakladım.
  • Görevlendirme tarihini kontrol ettim.
  • Kanuni süreç başlangıcını doğru belirledim.
  • Son tutanak tarihini kaydettim.
  • Özel dava açma süresi olup olmadığını araştırdım.
  • Yetki itirazı sonrası bir haftalık başvuru ihtimalini kontrol ettim.
  • Gün, hafta, ay ve iş günü ayrımını yaptım.
  • İşlemi son güne bırakmadım.

Kısa sorular

Arabuluculuğa başvurunca zamanaşımı kesilir mi?

Dava şartı arabuluculukta kanun başvuru ile son tutanak arasında zamanaşımının durduğunu söyler. İhtiyari arabuluculukta ise kanuni süreç başlangıcı ile sona erme arasındaki dönem hesapta dikkate alınmaz. “Kesilme” farklı bir hukuki kavramdır.

Son tutanaktan sonra kaç gün içinde dava açılır?

Her uyuşmazlık için tek bir süre yoktur. Özel kanun, kalan zamanaşımı veya hak düşürücü süre birlikte incelenir. İşe iadede özel süre iki haftadır.

Ticari arabuluculuk en fazla ne kadar sürer?

Ticari dava şartı arabuluculukta sonuçlandırma süresi görevlendirmeden itibaren altı hafta, zorunlu hâlde en fazla iki hafta ek süredir.

Taraflar anlaşırsa arabulucu kanuni süreyi aşabilir mi?

Dava şartı dosyadaki kanuni sonuçlandırma süresi tarafların ortak isteğiyle sınırsız uzatılamaz. Süre sonrasında koşulları varsa ihtiyari görüşme ayrıca değerlendirilebilir.

Süre hesabını arabulucu yapar mı?

Arabulucu süreç hakkında bilgi verir; fakat tarafın bütün maddi hukuk ve dava sürelerini hesaplayan avukatı değildir. Hak kaybı riski varsa bağımsız hukuki yardım alınmalıdır.

Mevzuat ve güncellik notu

Bu bölüm; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 15, 16 ve 18/A maddeleri, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi dikkate alınarak hazırlanmıştır. Dava şartı süreçte başvuru ile son tutanak arasında zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. İhtiyari süreçte kanuni başlangıç ile sona erme arasındaki zaman hesapta dikkate alınmaz. Özel talep ve dava süreleri ilgili kanundan ayrıca kontrol edilmelidir.

Son kontrol: 7 Ağustos 2026 Uyarı: Bu bölüm genel bilgilendirme amacı taşır; somut dosya için süre hesabı veya hukuki danışmanlık değildir.