StarkMediationHerkes için arabuluculuk
Stark uygulaması
Menü

ANLAŞMAYA GİDEN YOL · BÖLÜM 05

Temel İlkeler

Hukuki içerik son kontrolü8 Ağustos 2026

Arabuluculuk yalnızca tarafları aynı masaya oturtmak değildir. Sürecin güvenilir olabilmesi için belirli ilkelere uygun yürütülmesi gerekir.

Bu ilkeler birer slogan değildir. Kimin konuşabildiğini, bilginin nasıl korunduğunu, arabulucunun nasıl davranacağını ve tarafların gerçek bir karar verip veremediğini belirler.

Başlıca ilkeler şunlardır:

  • İradilik ve kendi kararını verme hakkı,
  • Eşitlik,
  • Tarafsızlık,
  • Bağımsızlık,
  • Gizlilik,
  • Özen ve mesleki yeterlilik.

İlkeler birbirinden ayrı görünse de birlikte çalışır. Taraf yeterince bilgilendirilmemişse iradesi sağlıklı olmayabilir. Gizli konuşma ortamı yoksa kişi tekliflerini serbestçe açıklamayabilir. Güç dengesizliği giderilmiyorsa biçimsel eşitlik gerçek katılım sağlamayabilir.

İradilik ve kendi kararını verme hakkı

İradilik, tarafların anlaşmanın içeriği ve sürecin sonucu hakkında kendi kararlarını verebilmesidir.

Dava şartı arabuluculukta başvuru kanunen zorunlu olabilir. Buna rağmen anlaşmak, teklifi kabul etmek veya belirli bir haktan vazgeçmek zorunlu değildir.

Kendi kararını verme hakkı şu aşamaların tamamını kapsar:

  • Arabulucunun seçimi veya seçime katılım,
  • Sürecin nasıl yürütüleceği,
  • Ortak ve ayrı görüşmelere katılım,
  • Bilgi ve teklif paylaşımı,
  • Süreçten çekilme,
  • Anlaşma veya anlaşmama,
  • Anlaşmanın kapsamı.

İrade yalnızca “evet” demek değildir

Bir kararın gerçek anlamda iradi olabilmesi için tarafın:

  • Neyi kabul ettiğini anlaması,
  • Makul ölçüde düşünme fırsatı bulması,
  • Baskı altında olmaması,
  • Gerekli bilgi ve belgelere ulaşabilmesi,
  • Hukuki veya teknik yardım ihtiyacını değerlendirebilmesi,
  • Hayır diyebilmesi gerekir.

Okumadan imza atmak, soruların geçiştirilmesi veya gerçek dışı bir aciliyet yaratılması iradilikle bağdaşmaz.

Arabulucu hukuki danışmanlık vermez

Arabulucu tarafların aydınlanmış biçimde karar verebilmesini destekler; fakat bir tarafın kişisel hukuk danışmanı değildir.

Arabulucu, uzman desteğine ihtiyaç olduğunu fark ettiğinde taraflara avukat, mali müşavir, değerleme uzmanı veya başka bir uzmana danışmanın önemini hatırlatabilir. Belirli bir kişiyi seçmeye zorlayamaz ve yönlendirme karşılığında menfaat sağlayamaz.

Eşitlik

Kanuna göre taraflar, arabulucuya başvururken ve süreç boyunca eşit haklara sahiptir.

Eşitlik, herkese mekanik biçimde aynı davranmak değildir. Tarafların sürece gerçek anlamda katılabilmesi için farklı ihtiyaçlar dikkate alınabilir.

Örneğin:

  • İşitme güçlüğü olan taraf için erişilebilir iletişim sağlanması,
  • Türkçe bilmeyen taraf için tercüman değerlendirilmesi,
  • Şirket temsilcisinin karar yetkisinin kontrol edilmesi,
  • Teknik bilgisi bulunmayan tarafa belgeyi inceleme süresi verilmesi,
  • Güvenlik kaygısı olan taraf için ayrı veya çevrim içi görüşme düzenlenmesi,

eşitliğe aykırı değildir. Aksine gerçek katılımı sağlayabilir.

Eşit hak, eşit sonuç değildir

Tarafların eşit haklara sahip olması, anlaşmadan aynı miktarı veya aynı ekonomik yararı almaları gerektiği anlamına gelmez.

Bir taraf için hızlı ödeme önemliyken diğer taraf için taksit planı önemli olabilir. Bir taraf malın geri alınmasını, diğeri onarım yapılmasını tercih edebilir. Sonuçların farklı olması tek başına eşitsizlik göstermez.

Önemli olan, her tarafın konuşma, bilgi alma, teklif geliştirme ve karar verme bakımından adil bir fırsata sahip olmasıdır.

Güç farkı görmezden gelinmemelidir

Taraflar arasında ekonomik, kurumsal, hukuki veya kişisel güç farkı bulunabilir. Büyük bir şirket ile tek bir tüketicinin, işveren ile işçinin veya deneyimli yatırımcı ile ilk kez işlem yapan kişinin bilgi ve kaynakları aynı olmayabilir.

Arabulucu taraflardan birinin danışmanı hâline gelmeden, sürecin dengeli işlemesini gözetir. Güç farkı, serbest karar vermeyi ortadan kaldırıyorsa sürecin biçimi değiştirilebilir veya süreç sona erdirilebilir.

Tarafsızlık

Tarafsızlık, arabulucunun taraf tutmaması ve taraflar hakkında önyargılı davranmamasıdır.

Arabulucunun görevi herkesi memnun etmek değildir. Süreç kuralını uygulaması, gerçekçi olmayan bir ifadeyi açıklığa kavuşturması veya saygısız davranışı durdurması tarafsızlığı bozmaz.

Tarafsızlık şunları gerektirir:

  • Taraflardan birinin sözcüsü gibi davranmamak,
  • Bir tarafa diğerinden daha fazla karar alanı tanımamak,
  • Kişilik, geçmiş, inanç, meslek veya sosyal konuma göre önyargı göstermemek,
  • Sonuçtan kişisel veya mali menfaat sağlamamak,
  • Değerli hediye veya uygun olmayan menfaat ilişkisi kurmamak,
  • Görünüşte tarafsızlığı da korumak.

Tarafsızlık şüphesi doğuran durumlar

Arabulucunun taraflardan birini önceden tanıması, bir tarafla geçmiş iş ilişkisi bulunması, uyuşmazlığın sonucundan dolaylı menfaat elde etmesi veya yakın ilişkili bir kişinin dosyayla bağlantısı olması tarafsızlık sorusu doğurabilir.

Kanun, arabulucunun tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirecek önemli hâl ve şartları taraflara açıklamasını ister.

Taraflar açıklamadan sonra arabulucunun devam etmesini birlikte isteyebilir. Ancak arabulucu, objektif olarak tarafsız kalamayacağını düşünüyorsa tarafların onayına rağmen görevi sürdürmemelidir.

Okuyucu ne sorabilir?

  • Daha önce taraflardan biriyle çalıştınız mı?
  • Bu dosyanın sonucundan doğrudan veya dolaylı menfaatiniz var mı?
  • Diğer tarafın avukatı veya temsilcisiyle ilişkiniz var mı?
  • Tarafsızlığınızı etkileyebilecek başka bir durum bulunuyor mu?

Bu sorular arabulucuya saldırı değildir. Sürece güven duyabilmek için makul sorulardır.

Bağımsızlık

Bağımsızlık ile tarafsızlık birbirine yakındır; fakat aynı değildir.

Tarafsızlık, arabulucunun taraf tutmamasına ilişkindir. Bağımsızlık ise arabulucunun karar ve davranışlarının dış baskı, talimat veya menfaat ilişkisiyle yönlendirilmemesidir.

Arabulucu:

  • Taraflardan birinin talimatıyla süreci yönetmemeli,
  • Ücreti ödeyen kişiyi kayırmamalı,
  • Dosyayı gönderen kurumun sonuç beklentisine göre davranmamalı,
  • Anlaşma sayısını artırmak için tarafları baskılamamalı,
  • Kendi ücretini yükseltmek amacıyla anlaşma bedelini etkilememelidir.

Arabuluculuk ücretini taraflardan yalnızca birinin ödemesi, arabulucuyu o tarafın temsilcisi yapmaz. Yine de ödeme düzeni ve muhtemel çıkar çatışmaları açık olmalıdır.

Gizlilik

Gizlilik, tarafların seçeneklerini daha açık konuşabilmesini sağlayan temel ilkelerden biridir.

Taraflar aksini kararlaştırmadıkça arabulucu, süreçte kendisine sunulan veya başka biçimde elde ettiği bilgi, belge ve kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür. Taraflar ve görüşmeye katılan diğer kişiler de kural olarak gizliliğe uymalıdır.

Sonradan delil olarak kullanılamayanlar

Kanun belirli beyan ve belgelerin daha sonra hukuk davası veya tahkimde delil olarak ileri sürülmesini sınırlar. Bunlar arasında genel olarak:

  • Arabuluculuk daveti veya katılma isteği,
  • Çözüm için ileri sürülen görüş ve teklifler,
  • Süreçte yapılan öneriler,
  • Sırf arabuluculuk sırasında ileri sürülen kabul ve açıklamalar,
  • Yalnızca arabuluculuk için hazırlanan belgeler bulunur.

Ama bu koruma yanlış genişletilmemelidir.

Bir sözleşme, fatura, banka kaydı veya önceden var olan başka bir delil yalnızca toplantıda gösterildiği için kullanılamaz hâle gelmez. Belge arabuluculuk dışında da elde edilebiliyor ve hukuk davasında kullanılabiliyorsa sırf toplantıya getirilmiş olması onu gizli bir arabuluculuk belgesine dönüştürmez.

Gizlilik mutlak değildir

Kanun bir bilginin açıklanmasını emrediyorsa veya anlaşmanın uygulanması ve icrası için açıklama gerekiyorsa belirli ölçüde açıklama yapılabilir.

Bu nedenle “Arabuluculukta söylenen hiçbir şey hiçbir koşulda açıklanamaz” cümlesi doğru değildir.

Gizlilik ayrıca tehdit, hakaret, kişisel veri işleme, toplantı kaydı veya başka hukuka aykırı davranışlar için sınırsız koruma alanı oluşturmaz.

Ayrı görüşmelerde gizlilik

Arabulucu taraflarla birlikte veya ayrı ayrı görüşebilir. Ayrı görüşme, kişinin teklifini, kaygısını veya çözüm sınırını daha rahat anlatmasını sağlayabilir.

Ancak ayrı görüşmede verilen bilginin diğer tarafa aktarılıp aktarılmayacağı baştan açıklanmalıdır.

Taraf şu soruları sormalıdır:

  • Bu görüşmede söylediklerim diğer tarafa aktarılacak mı?
  • Yalnızca açıkça izin verdiğim bilgiler mi paylaşılacak?
  • Paylaşılmasını istemediğim bilgiyi nasıl işaretleyeceğim?
  • Bir teklifin iletilmesini istersem hangi kelimelerle aktarılacak?

Arabulucu, ayrı görüşmede öğrendiği bilgiyi belirsiz varsayımlarla paylaşmamalıdır. Paylaşım izni açıklaştırılmalıdır.

Fiziksel ve çevrim içi ortamda gizlilik

Gizlilik yalnızca konuşulan sözlerle ilgili değildir. Toplantının yapıldığı yer, ekrandaki kişiler, belgelerin saklanması ve sesin dışarıdan duyulması da önemlidir.

Arabuluculuk Kurulu 10 Nisan 2025 tarihli tavsiye kararında, yüz yüze görüşmelerin tarafların iradelerini serbestçe açıklayabileceği, gizliliği koruyan ve ortak/ayrı görüşmelere imkân veren en az üç odalı yerlerde yapılmasını tavsiye etmiştir.

Çevrim içi görüşmede şu kontroller yapılmalıdır:

  • Odada ekran dışında başka biri var mı?
  • Kulaklık veya kapalı alan gerekiyor mu?
  • Toplantı kaydediliyor mu?
  • Paylaşılan belge yanlış kişiye açılıyor mu?
  • Bağlantı ve hesap güvenli mi?
  • Ortak kullanılan cihazda dosya kalıyor mu?

Gizliliği korumak yalnızca arabulucunun görevi değildir. Tarafların ve katılan diğer kişilerin de sorumluluğu vardır.

Özen yükümlülüğü

Arabulucu görevini özenle ve şahsen yerine getirir. Özen, yalnızca toplantıya zamanında gelmek değildir.

Özenli bir süreçte arabulucu:

  • Tarafları süreç ve sonuçlar hakkında aydınlatır,
  • Tarafların kimliğini ve temsil durumunu kontrol eder,
  • Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişliliğini gözetir,
  • Tarafsızlık sorunlarını açıklar,
  • Taraflara gerçek bir görüşme fırsatı verir,
  • Tutanak ve belgeleri dikkatle düzenler,
  • Gizliliği ve veri güvenliğini korur,
  • Yetkinliğini aşan konuda gerekli desteği değerlendirir,
  • Süreci gereksiz yere uzatmaz veya göstermelik biçimde bitirmez.

Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı geçmiş duyurularında, yeterli bilgilendirme ve gerçek bir toplantı yapılmadan dosyaların çok kısa telekonferanslarla anlaşamama şeklinde kapatıldığına ilişkin şikâyetlere dikkat çekmiştir. Arabuluculuk yalnızca son tutanak düzenleme faaliyeti değildir.

Mesleki yeterlilik

Arabulucunun sicile kayıtlı olması temel şarttır. Ancak her uyuşmazlık aynı bilgi ve deneyimi gerektirmez.

İş, ticaret, tüketici, banka-finans, enerji, spor veya taşınmaz gibi alanlarda uzmanlık ihtiyacı doğabilir. Arabulucu kendi bilgi ve deneyiminin dosya için yeterli olup olmadığını değerlendirmelidir.

Mesleki yeterlilik, tarafların yerine teknik veya hukuki karar vermek anlamına gelmez. Arabulucu süreci yönetebilmeli, özel riskleri fark edebilmeli ve gerekli uzman desteğinin değerlendirilmesini sağlayabilmelidir.

Dürüstlük ve yanıltmama

Tarafların kendi kararını vermesi, aldatmanın serbest olduğu anlamına gelmez.

Arabulucu:

  • Sonuç garantisi veremez,
  • Kendisini hâkim veya resmî karar mercii gibi gösteremez,
  • Tarafları gerçekte bulunmayan süre veya yaptırımla korkutamaz,
  • Ücret ve masrafları belirsiz bırakamaz,
  • Bir tarafın teklifini değiştirerek aktaramaz,
  • Gerçekleşmemiş toplantı veya görüşmeyi gerçekleşmiş gibi belgeleyemez.

Tarafların da müzakere serbestisini sahte belge, tehdit veya hukuka aykırı yöntem için kullanmaması gerekir.

İlkeler çatışırsa ne olur?

Bazen ilkeler arasında görünür gerilim oluşabilir.

Örneğin arabulucu ayrı görüşmede, diğer tarafın kararını ciddi biçimde etkileyebilecek gizli bir bilgi öğrenebilir. Bir yanda gizlilik, diğer yanda aydınlanmış karar verme ihtiyacı vardır.

Arabulucu bilgiyi izinsiz açıklamak yerine:

  • Bilgiyi paylaşmanın önemini tarafla konuşabilir,
  • Bilgi paylaşılmadan müzakerenin sağlıklı yürüyüp yürümeyeceğini değerlendirebilir,
  • Gerekirse süreci durdurabilir veya sona erdirebilir,
  • Kanuni açıklama zorunluluğu bulunup bulunmadığını kontrol edebilir.

Tek bir ilke diğer bütün ilkeleri otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Somut durum, mevzuat ve etik kurallar birlikte değerlendirilir.

Kurgusal örnek: Ücreti tek taraf ödüyor

Bu olay kurgusaldır. Gerçek kişi veya dosyaya dayanmaz.

Bir şirket ile eski bayisi arasında alacak uyuşmazlığı vardır. Şirket, arabuluculuk ücretinin tamamını ödemeyi teklif eder. Eski bayi, “Ücreti onlar ödüyorsa arabulucu onların tarafındadır” diye kaygılanır.

Ücreti bir tarafın ödemesi tek başına arabulucuyu o tarafın temsilcisi yapmaz. Arabulucu ödeme düzenini açıklamalı; bunun tarafsızlığını ve bağımsızlığını etkilemeyeceğini davranışlarıyla göstermelidir.

Arabulucu daha yüksek ücret elde etmek amacıyla anlaşma bedelini yükseltmeye çalışamaz veya ücreti ödeyen şirketin teklifini baskın hâle getiremez. Bayi tarafsızlık hakkında soru sorabilir ve bağımsız hukuki yardım alabilir.

Sık yapılan hatalar

“Eşitlik, herkese aynı süreyi vermektir”

Her zaman değil. Gerçek katılım için tercüman, erişilebilir belge veya ek inceleme süresi gerekebilir.

“Tarafsız arabulucu hiçbir şeye müdahale etmez”

Yanlış. Arabulucu süreci yönetir, eşitliği gözetir ve uygunsuz davranışları sınırlayabilir. Tarafsızlık pasiflik değildir.

“Gizli olan her belge mahkemede kullanılamaz”

Yanlış. Önceden var olan ve başka şekilde kullanılabilen delil, toplantıda sunulduğu için kullanılamaz hâle gelmez.

“Taraflar onay verirse çıkar çatışması artık önemsizdir”

Yanlış. Açıklama ve ortak onay önemli olsa da arabulucu objektif olarak tarafsız kalamayacaksa görevi sürdürmemelidir.

“Hızlı kapanan dosya başarılı yönetilmiştir”

Süre tek başına kalite göstergesi değildir. Bilgilendirme ve gerçek müzakere fırsatı sağlanmalıdır.

Temel ilkeler kontrol listesi

  • Sürecin ve arabulucunun rolünün açıklandığını düşünüyorum.
  • Karar vermek için yeterli bilgi ve zamanım var.
  • Hayır diyebileceğimi biliyorum.
  • Diğer tarafla eşit konuşma ve teklif imkânına sahibim.
  • Erişilebilirlik, tercüman veya destek ihtiyacımı bildirdim.
  • Arabulucunun taraflarla ilişkisi hakkında gerekli soruları sordum.
  • Ayrı görüşmede verdiğim bilginin paylaşım kuralını biliyorum.
  • Toplantının kayıt altına alınmadığını ve ortamda kimlerin bulunduğunu kontrol ettim.
  • Ücret ve masrafların nasıl karşılanacağını biliyorum.
  • İmza öncesi bağımsız yardım ihtiyacımı değerlendirdim.

Kısa sorular

Arabulucu taraflardan birini daha çok konuşturabilir mi?

Tarafların ihtiyaçlarına göre konuşma süresi aynı olmayabilir. Önemli olan, her tarafın kendini açıklamak ve karar vermek için adil fırsata sahip olmasıdır.

Arabulucunun karşı tarafı tanıması yasak mıdır?

Her tanışıklık otomatik yasak değildir. Tarafsızlıktan şüphe doğurabilecek önemli ilişki açıklanmalıdır. Taraflar devamı birlikte isteyebilir; fakat arabulucu tarafsız kalamayacaksa görevi sürdürmemelidir.

Toplantıyı kaydedebilir miyim?

Gizlilik, kişisel veri ve hukuki sorumluluk nedeniyle toplantı kaydı sıradan bir not alma yöntemi değildir. Açık hukuki dayanak ve gerekli bilgilendirme/onay olmadan kayıt yapılmamalıdır.

Arabulucu baskı yaptığını düşünürsem ne yapabilirim?

Ara isteyebilir, neyi kabul etmediğinizi açıkça söyleyebilir, bağımsız hukuki yardım alabilir veya süreçten çekilebilirsiniz. Dava şartı başvurunun anlaşma zorunluluğu doğurmadığını unutmayın.

Mevzuat ve güncellik notu

Bu bölüm hazırlanırken 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 3–11. maddeleri, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Türkiye Arabulucular Etik Kuralları kontrol edilmiştir. Fiziksel görüşme ortamına ilişkin açıklamada Arabuluculuk Kurulunun 10 Nisan 2025 tarihli tavsiye kararı dikkate alınmıştır.

Son kontrol: 6 Ağustos 2026 Uyarı: Bu bölüm genel bilgilendirme amacı taşır; kişiye özgü hukuki danışmanlık değildir.